idris.yavuz1944.sitemynet.com
Niğde - İpek Tekin

Yavuzca
Niğde
Cumhuriyet
Çerçeve

Yavuzca



idris yavuz

İdris Yavuz

İdris Yavuz

Niğde basınında okuduğunuz İdris YAVUZ İlahiyat mezunu bir öğretmen emeklisidir. Lise yıllarından beri hem yazdı hem de tahsiline devam etti. Emekli olmasıyla birlikte aralıksız siyasi, fikri, edebi ve araştırma yazılarıyla dikkatleri çekti. Böylece Niğde basınının duayenlerinden olduğunu ispatladı. Sadece bunlar değil... Türk - İslam kültürüne ait tercüme eserlerinde sağladığı akıcı lisanla da şöhret yaptı.

İdris Yavuz, 1944 yılında Niğde'nin Ulukışla İlçesi Güney köyünde dünyaya geldi. İlk okulu kendi köyünde, Orta Okulu Adana'da, liseyi Maraş'ta bitirdi. Aynı yıl Eskişehir'de devlet memuru olarak göreve başladı. Üniversite imtihanlarına girdi, Ege Üniversitesi İlh. Fakültesini kazandı. Maddi durumu iyi olmadığı için, okula kayıt yaptırdı ve öğrenimini bir yıl dondurdu. Ertesi yıl İzmir vilayet emrinde göreve başladı. Bu arada hem Fakülteye devam etti, hem de memuriyeti birlikte yürüttü.

1974 yılında Fakülteyi bitirdikten sonra İzmir ili Bayındır ilçesine öğretmen olarak atandı. 1977 yılında vatani görevini yerine getirmek üzere Tuzla yedek subay okuluna gitti. Buradan Dz.P.Asteğmen olarak İskenderun Deniz P.Alay Komutanlığı emrine verildi. 1979'da deniz teğmen olarak terhis edildikten sonra Amasya - Suluova ilçesi lise öğretmenliğine ataması yapıldı. Bir yıl burada görev yaptı, becayiş yoluyla Adana - Kozan 50.yıl Orta okuluna geçti.

1985 yılında Niğde - Ulukışla ilçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak tayini çıktı. 1989 yılında dönemin valisi Ahmet Özyurt tarafından İl Milli Eğt.Büt.Yat.Don.Şube Müdür kadrosuna ataması yapıldı. 1997 yılında emekliye ayrıldı.

Lise yıllarında başladığı yazı denemelerini aralıksız sürdürdü. Gittiği her ilin yerel basınında, fikir yazıları, yüzlerce makalesi, eleştiri yazıları yayınlandı. Yayına hazır olan eserleri; Baba Öğütleri, Hikmet hazineleri, Deli Mıstık (piyes), Mektup (piyes ), Şafak sökerken (piyes), onlarca skeç. Bunlar çeşitli zamanlarda sahnelendi fakat maddi imkansızlıktan dolayı bastıramadı.
İdris Yavuz evli ve dört çocuk babasıdır.

BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI
VE HAMASETİN DİKALÂSI

İdris Yavuz

Başbakan Recep Tayip Erdoğan muhalefet liderlerine sık sık; "Bunlar hamaset yapıyorlar" suçlaması yaparken, hamasetin dik alâsını kendilerinin yaptığının farkında değiller galiba. Bu milletin karşısına çıkıp "Başörtüsü bizim meselemiz" demediler mi? ABD ve AB konusunda neler söylediler, hala hafızalarımızda yankılanıyor. Üst kimlik, alt kimlik lafları, Alevilere karşı riya dolu davranışları, Doğu Anadolu'da "Kürt Akademisi" kuracağına dair söylemeleri, muhalefet partilerini Doğu Anadolu'ya gidememe tehditleri, insanları birbirine karşı kışkırtma değil miydi? O liderleri doğuda koruma devletin görevidir. Kaldı ki, bir parti lideri neden yurdumun bir parçası olan Doğu Anadolu'ya gidemiyor?
Bu milletin paralarını "Fakirlere yardım ediyoruz" diye bizzat valilere talimat verip Kömür ve diğer gıda maddeleri taşıyan arabalarına binerek dağıtmalarını istemek çok hoş bir şey olmasa gerek. Düşkünlere, iş göremeyecek kimselere yardım edilmesine hiç kimse bir şey demez, dememeli de. Ama siz kalkar da ülke nüfusun %50'sine, sırf siyasi getirim olarak iane dağıtırsanız, buna ne Cenab-ı Allah (C.C.), ne de Peygamberimiz(S.A.)razı olur. Burada kul hakkı vardır.

Efendiler! Dışardan gelen sıcak para bugün değilse yarın bitecektir. O zaman ne yapacaksınız? Bu ülkenin geleceğini çok düşünen bir hükümet varsa, İş yerleri açsın, fabrikalar kursun, o zaman yapılan iyilikler yerini bulacaktır. Siz insanlara balık vermekle tembelliğe sürüklüyorsunuz. Hâlbuki balık tutmayı öğretseydiniz, yaptıklarınız kalıcı olurdu. Eskiden "Her doğan çocuk borçla doğuyor" diye şikâyet edilirdi. Şimdilerde her doğan çocuğun çocuğu borçla doğmaktadır. Buradaki asıl tehlike. Türkiye'nin geleceğine resmen ipotek konmaktadır. Bu konuyla ilgili ATO Başkanı Sinan Aygün'ün hazırladığı raporu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu rapora göre; "Türkiye'de 40 milyon insan borçlu durumdadır. Bu durum giderekte artmaktadır. Devletin, toplam 336 milyar YTL borcu, Türk vatandaşın ise yarıya yakını bankalara kredi borcu bulunmaktadır.
Hazine'nin 216,9 milyar dolar iç borcu bulunmaktadır. Kamu ve özel sektörün dış borcu ise 237,3 milyar dolar düzeyinde seyrediyor. Dış borcun 147,6 milyar doları Türk özel sektörünün diğer yabancı ülkelere olan borçlarından kaynaklanıyor.
Bankaların bireysel ve kurumsal olarak Eylül 2007 sonu itibariyle toplam 32 milyon 326 bin borçlusu bulunuyor. Bankaların bu müşterilerden toplam alacağı ise 261,4 milyar YTL."

Bankalara kredi borcu bulunanların 7 milyon 612 binini tüketici kredisi kullananlar oluşturuyor. Türkiye'de toplam 17 milyon aile bulunduğu dikkate alındığında, ailelerin yaklaşık yüzde 45'inin bankalara borçlu olduğu tahmin ediliyor. Bu kapsamda, 572 bin ailenin bankalara toplam 32,4 milyar YTL konut, 810 bin ailenin 8,7 milyar YTL'lik otomobil, 6 milyon 667 bin kişinin de ihtiyaç kredisi kullanımı nedeniyle borçlu durumdadır.

Bankaların 32 milyon kredi müşterisinin 2 milyon 199 binini küçük ve orta ölçekli işletmeler meydana getiriyor. Bu kapsamdaki 1 milyon 643 bin mikro işletmenin toplam 29,9 milyar YTL, 466 bin 277 küçük işletmenin 26,1 milyar YTL ve 89 bin 501 orta büyüklükteki işletmenin de 22,6 milyar YTL kredi borcu gözüküyor.

Türkiye'de toplam 26 milyon 949 kişinin cebinde 56 milyon 284 bin adet kredi kartı bulunuyor. Kredi kartı müşterilerinin yaklaşık 12 milyonunun kredi kartı borcunu son ödeme tarihinde tümüyle ödemeyip borç bıraktıkları belirtiliyor. Vatandaşların, kredi kartı harcamaları nedeniyle yüklendiği borç miktarı ise 26,9 milyar YTL. Bunun 10,9 milyar YTL'sini taksitli alışverişlerden kaynaklanan borçlar meydana getiriyor.
Yurt-Kur'dan, 2007 - 2008 öğrenim yılında toplam 567 bin 591 öğrenci, yüksek öğrenim kredisi kullanıyor. Bu öğrencilerin her biri devlete 8 - 10 bin YTL arasında borçlandırılmıştır. Önceki yıllarda üniversiteyi bitirip borcunu zamanında ödeyemeyen 610 bin 715 kişi de, toplam 260 milyon YTL borçlarından dolayı vergi dairelerinin icrasıyla karşı karşıya.
Mezun olduğu halde, borcunu ödeyemeyen 25 bin 206 öğrenci ise Kredi ve Yurtlar Kurumu'na başvurarak borcunun ödeme süresini bir yıl erteletti. Yüksek öğrenim kredisi nedeniyle toplam 1 milyon 204 bin genç devlete borçlu bulunuyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, 1 milyon 417 bin bağımsız çalışan ve esnaf-sanatkârın Bağ-Kur'a toplam 23,4 milyar YTL borcu bulunuyor. Bağ-Kur üyesi toplam 734 bin 348 çiftçinin de 6,7 milyar YTL tutarında prim borcu var. Buna göre, esnaf ve sanatkârın yaklaşık yüzde 60'ı, çiftçilerin de yüzde 65'i Bağ-Kur'a borçlu durumda.
Özel sektör ve bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarının Halen 891 bin 390 özel sektör işvereni SSK'ya faizleriyle birlikte 8,2 milyar YTL borçlu gözüküyor. 66 (KİT) 22 milyon, 2 bin 624 belediyenin 2,6 milyar YTL borcu gözüküyor.

Böylece özel ve kamu sektöründen toplam 898 bin 795 işveren SSK'ya toplam 10,9 milyar YTL borçlu durumda bulunuyor. Hazine'nin çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 105,5 milyar YTL'lik alacağı bulunuyor. Hazineye borçlu olanların arasında 84,4 milyar YTL ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bulunuyor.
Bu arada Türkiye'deki aileler ve işletmelerin de elektrik, su, telefon gibi nedenlerle de önemli ölçüde borcu bulunduğu biliniyor. TEDAŞ'ın verilerine göre, mesken abonelerinin TEDAŞ'a" toplam 1,2 milyar YTL, belediyelerin 2,8 milyar YTL, tarımsal sulama abonelerinin 1,4 milyar YTL, resmi kuruluşların 1,3 milyar YTL, ticarethanelerin 817 milyon YTL elektrik borcu gözüküyor.
Türk Telekom'un 2 milyon aboneden 2 milyar YTL alacağı bulunmaktadır. Türkcell'in abonelerinden 512 milyon YTL alacağı olduğu belirtiliyor.
ATO Başkanı Sinan Aygün bu gerçekleri kamuoyundan gizleyen hükümete tepkisini ifade ederken;
"Sayın. Başbakan'ın dediği gibi eğer borç yiğidin kamçısıysa Türkiye'de 40 milyon yiğit kamçıya doymuyor. Borçlanmanın hem kişiler için hem de devletler için sevinilecek bir yanı yoktur. Hem devlet'in, hem de yaşayan insanların geleceğine ipotek konmuştur. Borçlu kim olursa olsun borcunu ödemek zorundadır. Borcunuzu ödeyinceye kadar gelirinizin asıl sahibi de siz olmazsınız. Kamçı kimin elindeyse sizin geliriniz de onun cebindedir" dedi.
Bu gerçekler orta yerde dururken hala basireti bağlananlara ne demeli? "İnsanların inançlarıyla, Vatan, Millet, Sakarya" sözleriyle "Hamaset" yapanların istismarlarını anlayamayanlara, "Borç yiğidin kamçısıdır" sözüne itibar edenlere "Pes" doğrusu diyorum.

İdris Yavuz
Araştırmacı Yazar
yavuzca1944@hotmail.com
Niğde - 13.01.2008

idris yavuz

Konuk Defterim

Ad,Soyad:

E-mail:

Mesaj: